Uyuşturucu Avukatı İstanbul

Uyuşturucu avukatı istanbul‘da görev aldığı davaların çoğu uyuşturucu ticareti davası, uyuşturucu imalatı suçu, uyuşturucu kullanımı suçu gibi spesifik alanda faaliyet gösteren avukatları ifade etmek için insanlar tarafından telaffuz edilmektedir. Uyuşturucu davalarına bakan avukatlar istanbul nitelik bakımından git gide kendini geliştirirken uyuşturucu davaları avukatları aslında ceza avukatı alt başlığıyla bu alanı icra ederler.

Uyuşturucu Davalarına Bakan Avukatlar

Uyuşturucu davalarına bakan avukatlar istanbul’da bulunmaktadır. Genellikle internette veya eş dost tanıdık vasıtasıyla yapılan bu aramalar daha sonra ceza avukatı veya uyuşturucu davasına bakacak avukat ile anlaşma aşamasına gelinir. Uyuşturucu ticareti davası avukatı genellikle müvekkili tutuklu bulunmuş olduğundan avukatlık ücreti olarak bu kriterler dikkate alınarak belirleme yapılır.

Ceza Avukatı Uyuşturucu Davası

Uyuşturucu davasına bakan avukat ceza avukatıdır. Ceza avukatı olarak uyuşturucu ticareti, uyuşturucu kullanımı olmak üzere tüm davalara bakmaktadır. Uyuşturucu davası kamu davası olarak yürütülür. Ağır ceza mahkemelerinde görülen bu davalar da mutlaka bir ağır ceza avukatı vasıtasıyla takibinin yapılması sağlanmalıdır.

En iyi Avukatlar Listesi

Ceza davası en iyi avukatlar listesi diye bir liste bulunmamaktadır. En iyi avukat gibi bir tabirde bulunmamaktadır. Ceza davaları ve uyuşturucu davalarında tecrübesine ve kendisine güvendiğiniz her avukat ile çalışmakta özgürsünüz.

Uyuşturucu Davası Avukatları

Uyuşturucu davası avukatları müvekkillerinin lehine usul ve delillerin tartışılmasını mahkemede talep eder. Öncelikle delillerin nasıl elde edildiği hususu çok önemlidir. Uyuşturucu davalarında özellikle birçok insan sadece şüphe üzerine tutuklu yargılamaları yapılmaktadır.

En iyi ağır ceza avukatı

En iyi ağır ceza avukatı avukatlık savunma hakkını en iyi şekilde ve en güçlü şekilde kullanan avukattır. En iyi ağır ceza avukatı gibi bir tabir bulunmasa da bu alanda kendini yetiştirmeye çalışan bir çok ağır ceza avukatı bulunmaktadır.

Uyuşturucu Ticareti Suçu Telefon Görüşmeleri Yargıtay Kararı

Uyuşturucu ticareti suçunda tutuklanan faillerin sadece telefon görüşmelerine dayanarak verilen mahkumiyet kararının bozulmasına karar verilmiştir. Uyuşturucu madde kullanımı olarak ceza verilmesi gerekirken uyuşturucu ticareti suçundan ceza verilmesi bozma kararı sayılmıştır. Ayrıca bu karara göre uyuşturucu ticareti suçu için tek bir suç işlendiği gözetilmeden zincirleme suçtan ceza verilmesi bozma nedeni yapılmıştır. İşte Yargıtay Kararı;

20. Ceza Dairesi         2018/4676 E.  ,  2019/2864 K.
“İçtihat Metni”

İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Mahkemesi


Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler; sanık …, sanıklar …, …, … ve … müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerinin, sanık … bakımından hükmedilen cezanın süresine göre; sanık … bakımından ise 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren … sayılı Kanunun 94. maddesi ile … sayılı Kanun’un 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Dosya içeriğine uygun mahkemenin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık …’nun adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanunla getirilen TCK’nın 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
… sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık … müdafiinin tanık beyanlarının gerçeğe aykırı olduğuna, suçun maddi unsurunun oluşmadığına; sanık … müdafiinin suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığına, ele geçen maddenin ticarete elverişli olmadığına; sanık … müdafiinin sanığın kullanıcı olduğuna, TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasının hukuka aykrırı olduğuna; sanık … müdafiinin suç vasfında hataya düşüldüğüne, sanık hakkında TCK 191/1 maddesinin uygulanmasının gerektiğine; Cumhuriyet Savcısının sanık …’ın 27/11/2016 tarihli eylemleri nedeniyle hakkında TCK’nın 43/1 maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz istemlerinin hükümlerin hukuki yönüne ait olduğu değerlendirilerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf isteklerinin kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonucu verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık …, sanıklar …, …, … ve … müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısı yerinde görülmeyen temyiz isteminin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki tahliye talebinin reddine,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
… sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık …’in tanık …’in beyanlarında doğruyu söylediğini, kolluk görevlilerinin kendisine suç attığını, atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz istemlerinin hükmün hukuki yönüne ait olduğu değerlendirilerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
25/11/2016 tarihli olayda, sanığın ticari amaçlı olarak uyuşturucu madde nakletmek suretiyle atılı suçu işlediği sabit ise de; 22/11/2016 tarihli olayda, kendisinden herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın tüm aşamalardaki ısrarlı savunmalarının aksine atılı suçu işlediğine ilişkin, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen yaşı küçük … ile yapmış olduğu içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek telefon görüşmeleri dışında, her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; 18/12/2016 tarihli olayda ise, kendisinde bulunan 0,05 gram eroinle yakalanması durumunun temadi eden uyuşturucu madde bulundurma olduğu, herhangi bir kişiye vermediği ya da satmadığı anlaşılmakla; sanığın tek olan eyleminin bir suç oluşturduğu ve zincirleme suçun koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, TCK’nın 188/3. maddesinin 2. cümlesi ve 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren … sayılı Kanunun 8. maddesi ile … sayılı CMK’nın 304/2. maddesine eklenen (a) bendi uyarınca dosyanın Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 09/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Uyuşturucu Ticareti Mahkumiyet Bozulması Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi         2017/6025 E.  ,  2019/2628 K

“İçtihat Metni”

10. Ceza Dairesi         2017/6025 E.  ,  2019/2628 K.
“İçtihat Metni”

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
15/04/2014 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasal süre geçtikten sonra 17/10/2016 tarihinde temyiz edilmesi nedeniyle mahkemenin 19/10/2016 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı yasaya uygun olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, red kararının ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın üzerinde ele geçen eroin ile diğer sanık …’ın üzerinde ele geçen MDMA içeren tabletlerin kullanım sınırında bulunduğu bu uyuşturucu madddelerin başkasına verileceğine veya satılacağına ilişkin kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, eylemlerin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yerine “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozma içeriğine göre bozmanın temyiz isteği reddedilen diğer sanık …’a CMUK’nın 325. maddesi gereğince SİRAYETİNE,
09/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Uyuşturucu Madde Ticareti Madde Miktarının Tespiti Yapılmaksızın Verilen Kararın Bozma Sebebi Yargıtay Kararı

Uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılaması yapılan fail hakkında hüküm kurulmadan önce uyuşturucu madde miktarının tespitinin yapılmaksızın karar verilmesi bozma nedeni olarak görülmüştür.

20. Ceza Dairesi         2017/1984 E.  ,  2019/5181 K.
“İçtihat Metni”
Mahkeme : ANKARA 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi – Numarası : 17/07/2014 – 2014/192 esas ve 2014/266 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet


Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Suça konu köfteler üzerinde ele geçen uyuşturucu madde miktarının ne kadar olduğu, eser miktarda olup olmadığının belirlenmesi için ek rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 08/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


20. Ceza Dairesi         2017/1622 E.  ,  2019/5111 K.

“İçtihat Metni”


Mahkeme : BOLVADİN Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi – Numarası : 15/05/2014 gün-2014/49 esas ve 2014/90 karar
Suçlar : 1-Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma
2-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler : 1-Mahkûmiyet(Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararının incelenmesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
B-Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1-)Suç tarihinde ele geçirilen net 19,6 gram esrarı kullanma amacı dışında satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin, tanık Yaşar’ın ve beyanından sonradan dönen tanık Murat’ın soyut beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla; sanığın eyleminin TCK’nın 191.maddesinde belirtilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu ve bu yönden hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği gözetilmeden, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
2-)Hükmün esasını oluşturan kısa kararda temel ceza belirlenirken “… suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki araçlar, suçun önem ve değeri, sanıkların kastı, uyuşturucunun miktarı ve tehlikeliliği, sanıkların amaç ve saiki göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden…” gerekçe gösterildiği halde temel cezanın alt sınırdan uygulanması suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3-) Sanık hakkında TCK’nın 188/3 maddesi uyarınca tayin olunan “5 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası” üzerinden, TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, “4 yıl 2 ay hapis ve 4 gün adli para cezası” yerine, hesap hatası sonucu “4 yıl 2 ay hapis ve 5 gün adli para cezası” olarak belirtilmesi,
4-)Sanık hakkında sonuç gün adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesi yerine TCK’nın 50/1-a ve 52. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5-)Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı’nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin BOZULMASINA, 07.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Uyuşturucu Ticareti Suçu Usulsuz Delil Ev Araması

Uyuşturucu madde ticareti suçunda usulsuz ve izinsiz ev araması sonucunda elde edilen delillerin hukuki durumu çok önemlidir. Bu yazımızda Yargıtay bu hususa yönelik bir karar vermiştir. Her suçta olduğu gibi ceza avukatlarının en başta dikkat ettiği hususlardan biridir elde edilen delillerin hukuka uygunluğu.. bu haliyle hukuka aykırı elde edilen delillere dayanarak verilen hükümler bozma sebebidir. Detaylı bilgiye https://www.tevfikyildirim.av.tr/ sitesinden ulaşabilirsiniz.

20. Ceza Dairesi         2017/1735 E.  ,  2019/5128 K.
“İçtihat Metni”
Mahkeme : İZMİR 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi – Numarası : 13/05/2014 – 2013/437 esas ve 2014/170 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma, suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme
Hükümler : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinde polislerin rutin devriye görevini ifa ettikleri sırada sanık …’nın, ikametinin pencerisindeki sanık …’den bir şeyler aldığı sırada devriye ekibini fark etmesi üzerine elindeki poşeti ikamet kapısının önünde oturan sanık … Demir’e doğru attığı ve sanık … Demir’in de belirtilen poşeti ikametin açık olan kapısından içeri attığı, sanık … Demir’in çantasından düşen anahtarla söz konusu ikametin kapısının zor kullanılarak açıldığı, ikametin kapısı açıldığında içeride saçılmış şekilde tabletlerin bulunduğu ve ikamette bulunan sanık …’in elindeki iki adet poşette esrar ve AM2201 içerir maddelerin ele geçtiğinin anlaşılması karşısında, dosya kapsamında sanık …’in ikametinde arama yapılmasına ilişkin CMK’nın 116-119. maddeleri uyarınca düzenlenmiş yazılı adli arama emri ya da adli arama kararı bulunması gerektiğinden sanığın ikametinde arama yapılmasına ilişkin olarak CMK’nın 116-119. maddeleri uyarınca adli arama kararı ya da yazılı adli arama emri bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilmesi, sonucuna göre ev aramasında ele geçirilen uyuşturucular yönünden sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar Nuran, Hasan ve sanık … müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA,
07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.